AÇ KARIN TOK NEFS
Karnı aç olan insan demek gözünün de aç olmasına mı işarettir? Hazır ramazan ayının içerisindeyken oruç konusunu işleyelim bu hafta. Tabi sadece İslam dünyasından değil, Yahudilik, Hristiyanlık, Hinduizm, Budizm görüşlerini de inceleyeceğiz. Peki, bu kadar görüş neden oruç tutuyor? Birbirlerinden farklı oruç tutma amaçları olsa da ortak yönleri de var elbet. Nefsi terbiye etmek, arınmak, yaratıcıya yakınlaşmak ve toplumsal dayanışmayı güçlendirmek bunlardan bir kaçı. Oruç süresi günleri ve şartlarının bazıları değişse de değişmeyen tek şey insani duygularımız ve ihtiyaçlarımızdır. Toplumsal dayanışmayı güçlendirmek mesela. İnsan insana hem zehir hem de ilaçtır. İslam’daki iftar sofralarının başında toplanmak, yokluk ile var arasındaki kıymeti anlamak, Hıristiyanlardaki büyük perhizde kilise önünde topluca dua etmeleri, Yahudilik de yom kippur da yani kefaret gününde sadece kendi günahları için değil toplumun günahları için de tövbe etmeleri bu dayanışmaya örnektir.
Günümüzdeki sosyal medya dindarlarının hazırladığı veya gösterdiği şaşaalı sofra ve hareketlerden bahsetmiyorum elbette. Onlar, toplumdan aykırılaşmak isteyen, gözleri gibi nefsleri de aç insanlardır. Yeryüzünde iki metrekare için 3 yaşında bir çocuğa “cennette yemek var mı, varsa ölelim karnımız doyar” dediğini duydu gökyüzü. Günümüze bakılırsa sadece gökyüzü duymaya devam edecek gibi? Bu yazımı okuyan sevgili okuyucu umarım çevrene bu önemli ayda öfke değil, umut aşılıyorsundur. Hz. Ali’nin dediği gibi “Aç kalmak, alçalmaktan iyidir.”


