Şansa inanır mısınız?
Açıkcası şans kavramının birçok kişi için doğru bir tabir olduğunu düşünmüyorum. Günümüzde birçok insan sonradan tuğla tuğla emek vererek bir yere gelmeye çalışıyor veya geliyor daha sonrasında birisinin şanslı ondan oldu demesi bence oldukça yanlış bir tutum.
Kişinin direkt emeklerini ve çabasına toprak atılıp gömülmeye çalışılıyor. Bu konu ile ilgili ilk aklıma gelen İsra suresinin 13. ayeti “Biz, her insanın kaderini kendi çabasına bağlı kıldık.” oldu. Bugün bir konu için olumlu veya olumsuz attığımız adım bir ay belki bir yıl sonra bize aynı şekilde yansıyor.
Günümüz dünyasında enerjisel dönütler, samsara ve karma da bu konuyu tasdiklemiyor dersem ayıp etmiş olurum. Başarı elde edilince başkalarının söylemlerini bir kenara bırakalım kendimize bile ben şanslı olduğum için oldu veya ben şanssızım ondan olmadı demek kişinin kendi potansiyelini kapatması demek.
Değerli okuyucum kendi yoluna taş olmaktan çekil. Kişi kendi şansını beklememeli kendini kalıplara boğmak yerine kendi çabası ile oluşturmalı. Ortaokulda türkçe hocamın bana dediği bir söz vardı hala zihnimde durur olayı ile birlikte. Demişti ki, okyanusları aşıp kendini bir karış suda boğmaya çalışıyorsun demişti. Kendisi sayesinde olmasa da o zamanlarda edebiyata adımlarımı sert atmıştım. Hikaye kitapları ile değil klasiklerle gerçek okumanın tadını almıştım sonra diğer türler derken hala okumaya çalışıyorum.
Geçmişte ve halen okuduğum kitaplardan sizlere tavsiye verip almak benim için oldukça güzel bir yol oldu ve hala oluyor. Peki ben kitap okumasam desem ki şanssızım anlamam zaten desem bu beni nereye sürüklerdi? Geçmişte gerçekleşmemişe de gerçekleşmiş olanı da bugüne şükür diyerek bırakıyor ve haftayı Thomas Jefferson’un “ne kadar çok çalışırsam, o kadar şanslı olurum.” sözü ile sonlandırıyorum.


