Ağlayarak değil anlamlandırarak yaşam

Kayıt Tarihi: 07.11.2025 13:14 - Son Güncelleme: 18.04.2026 09:10
YAZI
A

Derdi olmayan var mı aranızda veya aynaya baktığımızda? Günümüzde sosyal mecralarda 7 yaşında tv izliyordum o dertsiz zamana gitmek istiyorum gibi geriye dönük özlemlerini ifade eden, ben bu çağa ait değilim diyerek bir yerde isyan eden binlerce insan var.

Peki mümkün olsa o yaşa geri dönseniz gerçekten dertsiz olacağınızı mı sanıyorsunuz? 7 yaşında kardeşini, anaokulundaki arkadaşının dediklerini, erken yatmayı ve daha birsürü şey için dert yanıp ağlamıyor muyduk.

Dert birdir, sızlanırsan iki olur demiş Saadettin Ökten. Asıl derdin dersini anlamaya çalışıp imtihanda olduğunu düşünerek yaşamak, imtihana tabi tutulma şerefine layık olabilmeye sevinmek de bir seçenek. Bu zaten hep beni bulur, ondan oldu, bahtsızım ondan oluyor gibi söylemlerle neredeyse kendi kendimizin önüne taş oluyoruz.

Dünyada korkunç şeyler oluyor çocuklar masumlar katlediliyor, bu derde de bizi buldu onu buldu diye sevinelim sorusu eminim gelecektir. Başkasının katledilmesine değil ama kimsenin kalıcı olmadığı bu dünyada akıl ve bedenen sağlıklı yani derde layık birinin şehadet ederek ölmesi gerçek yaşamda mutluluklarının baki olacağını bilmek bu acıyı daha fazla yaşamadıklarını bilmek şükür sebebi.

Bu insanlık kitabının en kanlı yerinde bembeyaz bir ölüm var çünkü. Kanlı kısım susulan bizi ilgilendirmez denilen göz göre göre kör olunan kısım. İnsanlar yakın sandıkları yerlerin susmasına üzülüp ,yakınlarının ölümlerine üzülüyor yoksa kimse bombordımana tutulmuş bir gemide bu zamana kadar durmaz. Sizleri bakın dünyada neler oluyor buna bakın da şükredin asla demiyorum.

Kıyaslanabilecek şeyler arasında dert kavramı olduğunu düşünmüyorum çünkü. Sınanmadığın şeylerin üzerine konuşup kıyaslamanın yalnız sınanmamışlığı kibri ile ifade edebileceğini savunuyorum.

Bu yüzden genel olarak dert kavramına farklı bir perspektif getirdim, spesifik bir derte tavsiyede bulunup kıyaslama haddini kendimde bulup makale yazmaya değil. Daha yeni verdiğim kitap örneğim ile devam edelim kıymetli okuyucum.

Kaç sayfa olduğunu bilmediğimiz bu insanlık kitabının geçmişini değiştiremeyiz ama bugün yarının geçmişi olacağı için ağlayarak değil anlamlandırarak yaşayabiliriz. 

ETİKETLER:

Nisa Nur KULU

Nisa Nur KULU

Yazarın Diğer Yazıları