YETERLİ YETERSİZLİK
Her şeye yetmeye çalışmak aslında hiçbir şeye tam anlamıyla yetememek midir? Peki, farzımuhal bir iş veya kendi kişisel gelişiminizin her şeyiyle tam olduğunu düşünün. Tam olunca ne yapacaksınız, kendini geliştirmeyecek, yenilemeyecek veya eksilmeyecek bir mimari olabilir mi?
Günümüze ulaşmış eski yapılar bile bir yerde restorasyona muhtaç olmadı mı, günümüzdeki uygulamalar sürekli kendini yenileyecek şekilde ilerlemedi mi? Peki bize neden yetersizlik kavramını olumsuz bir öğe gibi lanse ettirmişler, Türk dil kurallarındaki olumsuz eki gelince neden bir sıkıntı basıyor bizi düşündünüz mü?
Örneğin karanlık puslu bir hava düşünün, dışarıdasınız, yerler yağmurdan sulu, sabahın ilk saatlerinde dizkapağınızdan aşağısını görmeniz imkansız. Arka fonu düşünün, hareketli bir parça uymuyor geliyor insana değil mi? En büyük sebepleri dizilerde sosyal medyada öyle izlemişiz kafamızda öyle kalmış.
Bize evvelden ne kaldıysa olumlu da olsa olumsuz da olsa direkt kabul etmişiz. Almamız gerekenlerin çoğunu almayıp almamız gerekenleri de benimsemişiz adeta. İşte yetersizlik kavramı da bunun örneklerinden yalnız biri. Şuan kendinize yetersiz olduğunuz bir cümle kurun, spontane bir konu hakkında olabilir bu.
Ne hissettiniz bir yoklayın kendinizi, üzüldünüz mü yoksa geliştirmek için kendinizi yüreklendirdiniz mi? Ses sanatçısı Harun Can beyefendinin bir söylemini izledim kendisi “..kendimi her gün eleştireceğim, ben beni bir yere götüren şeyin bu yetersizlik hissi olduğunu öğrendim..” Diyor ve yetersizliğin karşısındaki tamamlanmışlık hissi insanın artık bir şey öğrenme başarma deneme gereği duymamaya ittiğini de belirten bu konuşma da kendi hayatında ona başkaları tarafından yetersizlikmiş gibi gösterilmeye çalışılmış özellikleri onu ünlü bir ses sanatçısı haline getirmiş örneğin.
Maalesef kendimde dâhil olmak üzere bazı anlarda kendimizi demotive ediyoruz. Oysa yetersizlik kavramının büyük bir fırsat olması şükür sebebi. Devamlı öğrenmek devamlı gelişmek insan hayatını yaşanası kılıyor ve tükenmişlik hissiyatının etkilerini adeta kaybediyor kanaatindeyim. Bu sözlerimi Fahreddin Razinin “ insan için meşguliyetten daha iyi bir tedavi yoktur.”
Bitirip, kendinizi bahçenizdeki dikenli güllerle birlikte bırakıyorum.


