Dolu görünen boş bardak

Kayıt Tarihi: 03.02.2025 14:32 - Son Güncelleme: 18.04.2026 09:10
YAZI
A

Merhaba Ben Nisa Kulu, okumayı ve yazmayı seviyorum. Yazdıklarımın farklı kitlelere ulaşması gerektiğini düşünüyorum. Bu nedenle de kaleme aldığım deneme yazılarımı sizinle buradan paylaşacağım. Bugün ilk yazımı paylaştım.

Dolu görünen boş bardak. Dışarıdan bakılınca her yudumunda ağzında lezzeti ve yumuşak içimli olacağını düşündüğümüz şeyleri gerçekte tadınca ne kadar tatsız ve sert içimli olduğunu görüyoruz.

Aslında insanlar içinde böyle değil mi? Dışarıdan kusursuz hayatları ve sıfır sıkıntıları var gibi gözüken insanlara gıpta ile bakıp kendi hayatlarımızda ki en ufak bi problemi kolayca dağ haline getirebiliyoruz.unutmayalım her zaman iyi olmak kadar kötü bir şey yok. Oysa bize kusursuz gelen insanların o “KUSURSUZ” hayatlarını kusursuz hale getirmek için sarf ettikleri efor bile bazısına kusur gelebiliyor. Sanki kusursuz dünyaya gelmek ve devam ettirmek zorundalıkmış gibi davranmak aslında en büyük kusur.

Bazen masmavi gökyüzündeki bir bulutu kusur görmemek gerekir ona bakıp hayal kurmak elimizde olduğu gibi biraz sağlıksız olsa da bulutu görmezden gelip de mutlu olabiliriz. Hatta belki bir gün gökyüzü bulutlu kabul edip öyle yaşamaya devam ederiz. Umalım ki göğe bakıp birlikte nefes alacağımız günlere erişiriz.

Teklik için de çokluk

İnsanlar yaptığı faaliyetlerin karşılığını almak ister. Bu karşılık parayla, övgüyle, ismin önünde veya sonuna gelen herhangi bir ekle veyahut hissettirilen herhangi başka bir duygu ile olabilir. Bu karşılık bekleme sadece insana özgü değil yaratılan herhangi bir canlı için de geçerli.

Bir köpek önüne konan zile her bastığında kafası seviliyorsa köpek her sevilmek istediğinde o zile basar ve sevilmeyi çaresizce bekler. Aynı insanlar gibi. kimse yalnız başına ölesiye kadar kalmak istemez. Yalnızlık sadece kendimizi bulup bir mola vereceğimiz bize sonsuza kadar eşlik edecek bir durak olabilir. Elbet ki bu durakta bize eşlik edecek ve sonrasında gidecek insanlar gelecektir.

Her canlı başka bir canlıya mecburdur. İnsan sosyal bir canlıdır ve bu değiştirilmez bir zorunluluktur. Her şeyin bir çiftinin olduğunu benimseyen görüşler vardır. Örneğin İslam yaratıcı dışında yaratılan her şeyin bir çifti olduğunu düşünür. Keza bu çiftlik konusu Taoizm, zerdüştlük, hrıstıyanlık Yahudilik ve benzeri görüşlerde de benzer noktalara değinmiştir.

Günümüzün sosyal medya tespitleri kalabalık içindeki yalnızlık propagandasını ortaya atmış olsa da kalabalıkta mutlaka biri birine eninde sonunda çarpacaktır. Yalnızlık gözle tespit edip bu yalnız bu değil diyebileceğimiz bu teknoloji çağında mümkün değildir. Artık insanlar fiziken yan yana olmasalar bile teknoloji ile yan yana olabilecek düzeydedir.

ETİKETLER:

Nisa Nur KULU

Nisa Nur KULU

Yazarın Diğer Yazıları