Değersizlikten doğan değer
En değerliniz ne? Bu bir kişi, somut veya soyut herhangi bir şey olabilir. Peki değerlinizi değerli kılan ne? Bir iktisat dersimizde dinlemekten müthiş keyif aldığım hocamız eğer siz kurşunu altına çevirirseniz, altında kurşun fiyatına düşer demişti.
Cimri başlığı adı altında ezop masalları da bunu tasdikler şekilde gelmişti bana. Neyse ben şimdi altın şunun için pahalı yok şöyle zor bulunur, iletkendir demeyeceğim. Basite ingirdeyerek anlatmak için önce konunun derinini bilmek gerektiğini düşünüyorum çünkü. Bu yüzden şimdilik biraz daha metaforik bir bakış açısı ile yaklaşmak isterim.
Şimdi düşünelim en değerlisi sevdiği kişi olanı neden,- değer veriyordur, onu tamamlayıp mutlu ettiği için olabilir. Veya en değerlisi dini olanı aidiyet duygusu yüzünden önem veriyor olabilir. Hadi diyelim ki sadece kendisine değer versin.
Kendisini istediği yerde görmek onu mutlu ediyor olabilir. Şimdi bu birbirinden farklı örneklendirmelere bakacak olursak hepsinde mutlu ettiği için değer veriyor gibi hipotez sonucuna ulaşabiliriz.
Peki, şimdi bir tık düşündürmek istiyorum seni değerli okuyucum, insan kendini mutlu etmeyen herhangi bir şeye değer atfedebilir mi? Bazen en değer verdiğimiz insanlardan en acı dersleri alıyoruz. İnsanın en acı dersi en değerlisinden alması ne kadar garip geliyor sanki trajikomik bir tiyatro sahnesi gibi.
Okuduğum bir kitapta yılan, çiftçi ve balıkçıl kuşu hikâyesine yer verilmişti. Hikâye Afrika halk masalıymış. Çok kısa bir yazı okumanızı tavsiye ederim. Ezcümle hikaye diyor ki sen birine iyilik yaparsan karşındaki aynı şekilde yanıt vermeyebilir, bunun karşılığında sana kötülüğü dokunan kişinin yanındakinin de yararı olabilir.
Hayattaki değerlerimizde böyle değil mi? Değerlerimiz, değerlilerimiz hepsi yaşayışımızla birlikte devamlı değişiyor. Atfettiğimiz değerler azalıyor artıyor veya direkt olarak hayatımızdan çıkıyor. Zamanın durmadığı gibi beynimiz ve kalbimiz de durmuyor. Bazen çok değersiz, yetersiz hissediyoruz.
Ortamlardan düşüncelerden yeteneklerimizden bile emin olamıyor sürekli değersizlik yetersizlik düşüncesi ile kalıyoruz. Her değersizlik kavramı bence yeni bir değer kavramı oluşturuyor. İnsan başta kendinin değerini bilmek için değersiz hissetmeli belki de.
En çok da ne olursa olsun böyle bir hisle baş başa kalmaması gerektiğini bunun da geçici bir süreç olup elinde olduğunu bilmeli. Shkespeare’ın dediği gibi “hissedemediğin bir şeyi anlayamazsın.” Kendi değerinizi kendinizin belirleyeceğinizin farkında olacağınız bir hafta diliyorum.


