Aynı konu farklı perspektif

Kayıt Tarihi: 26.09.2025 10:39 - Son Güncelleme: 18.04.2026 09:11
YAZI
A

Farkı fikirlere saygı duyuyor musunuz? İlk anlayarak okumaya başladığımda her çeşit kitap okumaya özen gösterirdim. Aynı konuyu farklı ideolojileri benimseyen yazarlardan dinlerdim ki farklı perpektiflerden bakan insanlar ne düşünüyor, ne anlatmak istiyor öğrenebileyim.

Şimdi çok ilginç bir konusu yoksa sıkılmamdan ötürü almamayı tercih ediyorum. Halen devam eden bu süreçte beni okurken en çok yoran kişisel gelişim kitapları olmuştur. Elbet ki istisnalar var ancak akideyi bozmadığı için bu yazımda yer vermeyeceğim.

Geçmiş yazılarımda atıfta bulunduğum yazar ve filmlerden beğendiklerim haricidir elbet ki. İstisnaların kaideyi bozmadı için devam edelim. Sosyal mecraların övdüklerini de adını kimseden duymadığım kitapları okumaya çabaladım ki halen bazen okurum ancak neredeyse hepsinde ortalarla gelince bu daha bitmeyecek galiba durumuna büründüm.

Özellikle sosyal medyada yere göğe sığdırılamayan anlam arayışını güneşi, suyu, havayı veya ütopik bir eşyayı “taparcasına” selamlayıp bulunacağını yazan kitaplar şahsımca ütopik. Bu yaşam anlayışını bulmak isteyen bireyler için size şu nefes egzersizini sabahın şu saatinde diyerek tinsel arayış programı yerine keyifle izleyebileceğiniz bir film önermek istiyorum.

Tek solukta izledikten sonra sanki ılık bir bahar gününün üşütmeyen rüzgârının yüzünüze çarpıp rahatlatması gibi hissettiren bir film. Filmin ismi “soul”. Maddi gelir için veya sadece manevi olarak iyi hissettirdiği için kurduğumuz hayallerin tek çıkış olduğunu düşünürüz bazen. Hatta sadece bu iş için var olduğunu düşünen işkolikler bile var.

Ancak asıl anlam onlara ulaşırken hissettiğimiz hisler. Amaç final çizgisine ulaşmak değil çünkü öyle bir çizgi aslında yok. Bu cümlemi anlamak için ayakkabı gurusu kitabını okuyabilirsiniz başlarını phil knight’ın gerçekçi tutumu ile keyifle okuyacağınızı umut ediyorum. Sürekli doyumsuz bir şekilde yeni ihtiyaçlar belirliyoruz.

Bu yüzden koşarken bazen yürümek, derin nefes alırken bir anda tıkanmak, başımızın dönmesi, birine günaydın demek bütün bunları da insanice saf bir içtenlikle yapmak yaşamın anlamı diyor film.

Siz dünyaya şarkı söylemek için geldiğinizi düşünün bu şekilde düşünen yüzlerce insan var sizi onlardan farklı kılan o işi için dünyaya geldiğini düşünmeniz değil yaparken ki hissiyatınızdır, yapış stiliniz. Hisler kişiye özeldir. Unutmayın yolun sonu var gibi davranmak hayaldir. Zaman tek bir lafzada sona da başa da gelebilir bilinci hissi ile yaşamak ise hakikattir.

ETİKETLER:

Nisa Nur KULU

Nisa Nur KULU

Yazarın Diğer Yazıları