Dengeyi aramak

Kayıt Tarihi: 12.09.2025 13:49 - Son Güncelleme: 18.04.2026 09:11
YAZI
A

Körlerin yanında göze ait sırlarından bahsetme der Rumi. Bazen haddinden fazla değer atfediyoruz eşyalara, insanlara ve de duygularımıza. Fazla değer atfetmek her zaman olmasa da çoğunlukla nankörlük getirir. İsteyerek ya da istemeyerek…

Kişi kendine de pay çıkararak gözlemlemeli hem kendini hem çevresini. Bazen ortamlar, kişiler, mücevherler ve bunun benzeri birçok şey. İnsanı ölesiye kadar terk etmeyen şeyin gölge olduğunu söyleyip kötü bir atmosfer yarattıktan sonra biraz araştırma yaptım.

İslam, Hıristiyanlık, Budizm ve Hinduizme göre terk etmeyen yegâne şey ruhtur. Hepsinde bazı farklılıklar var olsa da manevi özün ruh olduğunu benimsenmişlerdir.

İnsan kendini bile fazla beğenince narsizim baş gösteriyor. Yaratılan başka bir şeye daha fazla değer verince belki bu yoğun ilgiyi taşıyamıyor veya el altında görüyor. Bu yıl oturtmaya çalıştığım olgulardan birisi bu denge kavramı.

İktisat derslerimizde hocamızın kendi anını anlattığı bir anı vardı. İhracatın ithalattan fazla olması ile ilgiliydi. Fazla para ile daha fazla mal üretmek daha fazla ve daha fazlasını kazanmak hep daha cazip geliyor. Oysa kendi çevremden de gördüğüm gibi çokluk içinde azlık, azlık içinde çokluk yaşayan bir sürü insan var. Denge önce kendi içinde olduğunda her şey daha kolay.

Bazen kafada birden farklı olaylar geçiyor, birden fazla duygular her olay için irdeliyor. Ancak günün sonunda herkes anlamak istediği kadar veya kapasitesi kadar anlıyor.

Fazla değer atfedip üzülmeden önce Marcus Aurelius’un cümlesini düşünün  “Dünya’da hiçbir şey sana ait değilken, neyi kaybetmek korkuyorsun?”

ETİKETLER:

Nisa Nur KULU

Nisa Nur KULU

Yazarın Diğer Yazıları